Yas her ne kadar olumsuz bir şey olsa da, yas tutmak sağlıklı bir süreç. Bir şeye elveda diyebilmek kaybettiğimiz şey kadar önemli. Elveda demek, kaybetmeyi kabullenmektir. Kaybettiğimizin önemini, yenilgimizin büyüklüğünü ancak veda ettiğimizde kabullenebiliriz. Yas tutmak ise sadece ölümün arkasından olmaz.

Bir maçta yenildiğimizde, bir işte başarısız olduğumuzda, bir arkadaşlığımız son bulduğunda, bir projeyi sonlandırdığımızda bunun yasını tutmamız, öğrenmemizi ve durumu değerlendirmemizi sağlar. Yas tutmak, kabullenmektir, o durumla birlikte yaşamayı öğrenmektir. Üzülmek, insan olmaktır. Elveda diyemediklerimizi her zaman bizimle kalmaya devam ederler. Önem verip kaybettiğimiz ve doğru bir şekilde yas tutamadığımız durumlar ise içimizde sabit bir yer edinir, tamamlanmamış olarak kalırlar. Her hatırladığımızda bu yenilginin, kaybın bizde yarattığı çöküntüyü tekrar tekrar yaşarız. Ancak, bir kere veda ettik mi, işte o zaman hep güzellikler kalır akılda, pişmanlıklar kaybolur. Daimi üzüntü, yerini güzel anılara; yenilgiler de yerini öğrenmeye bırakır.

Peki bir yenilginin yasını nasıl tutarız? Sanırım can alıcı soru da bu. Bir insanı kaybetttiğimizde kayıptan dolayı doğal olarak bunun yasını tutabiliyoruz, ancak bir yenilginin yasını tutmak maalesef öğrenilmesi gereken bir süreç. Bazı insanlar yenilgileri kolayca aşabiliyorken, bazıları ne yazık ki bu durumun üstesinden gelemiyor. Başarılarımızı kutlamadığımız gibi, başarısızlıklarımızı da çoğu zaman kabullenemiyoruz.

Comments